Perakende PageSkin

Alışverişçilerin davranışları, beklentileri ve durum 

Alışverişçilerin davranışları, beklentileri ve durum 

Ortak Gelişim Kongresi’nde, Konda Araştırma Şirketi’nin yaptığı ‘Tüketici Gözüyle Perakende’ araştırmasının sonuçları da açıklandı. 11-14 Mart 2021 tarihleri arasında 3 bin 22 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ankete göre Türk insanının yüzde 94’ü alışveriş yapacağı yerdeki ürün çeşitliliğinin fazla olmasını önemsiyor. Tüketicilerin yüzde 87’si promosyon ürünlerin bütçeleri için önemli olduğunu söylüyor. Ankete katılanların yüzde 37’si ulusal zincir marketler dışında yerel zincir marketlerden de alışveriş yaptığını ifade ediyor. Araştırmaya katılan her 4 kişiden 3’ü (yüzde 79) zincir marketlerin istihdamda önemli olduğunu düşünüyor. Her 10 kişiden 8’i bir yakınının bir zincir markette çalışabileceğini ifade ediyor. Toplumun 10’da 8’i zincir marketlerin ülke ekonomisine daha çok katkı sağladığını dile getiriyor. Tüketicilerin yüzde 80’i zincir marketlerin diğer satış noktalarına göre daha hijyenik olduğunu düşünüyor. ‘Bir ürünü iade etmek zincir marketlerde daha kolay’ diyenlerin oranı ise yüzde 78,8. Zincir marketlerin bakkala göre daha ucuz olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 79. ‘Yaşadığınız yerde bir zincir marketin yeni bir şube açmasını yasal düzenlemeyle durdurulmasını nasıl karşılarsınız?’ sorusuna araştırmaya katılanların yüzde 64’ü ‘olumsuz’ yanıtını veriyor. Zincir marketlere dair olası kısıtlama konularına da değinildiğinde, Türkiye genelinde neredeyse her 10 kişiden 7’si yakınında yeni bir zincir market açılması kısıtlanır veya yasaklanırsa rekabet olmayacağından fiyatların yükseleceğini düşünüyor. Kaynak: 20.10.2021 Perakende.org özetle. Bu araştırma birçok önemli noktayı özetliyor. Alışverişçinin beklentilerini ve talepleri ortada, durum değişiyor biraz.                                                                                                                                                    

‘Elma ile elmayı, armut ile armudu kıyaslamak.’                                                                                                        

 Fiyat ve ürün araştırmaları önemlidir!                                                                                                                                                                                             

Marketlerin, zincir mağazaların birbirleri ile ilgili yaptıkları fiyat araştırmaları var.                                 

Rahmetli Erol Uras’ın tabiriyle; ‘Ayşe teyze ve Ali Rıza amcanın’ yaptıkları ve çok iyi analizler sonucu alışverişe dönüşen araştırmalar var. Bunların hepsi var. Var var olmasına da, halen bazı çok ciddi bir haber kanalında yapılan bir programda bile bir market zincirindeki beyaz peynirin markası, fiyatı ve gramajı bile ‘zor’ anlaşıldı kanımca. Bir peynir firması bile açıklama gönderdi. Eminim kasıt yoktu. Zaten devamında bende aynı sonuca ulaştım. Oysa kolay, örnek olarak, peynirin çeşidi ne? Koyun mu? İnek mi? Paçal mı? Tam yağlımı? Yarım yağlımı? Markası? Private Label (PL) mı? Kilogram fiyatımı, yarım kilogram fiyatımı. İndirimde bir ürün mü? Değil mi? O zaman daha net anlaşılır kim ucuz kim pahalı. Bu karmaşık olur mu? Evet.  Ancak verilen örnekte açıklayıcı olmalı!  Ben biraz açmak istedim konuyu. Zaten genel olarak alışverişçi buna vakıf. Eskiden bazı gazeteler (bilmiyorum şimdi yapıyorlar mı) bazı zincir marketleri gezer ve bir alışveriş listesini kıyaslarlardı. Arşivimde halen bazı örnekleri durur. Şimdi firma sayısı çoğaldığından bu zor ve haksızlıkta olabilir. Bu arada inceleme sonucunda Rekabet Kurumu bazı zincir marketlere ve bir tedarikçiye ceza kesti. İtirazlar var. Yargıya başvuru var. Bu noktada yorum yapmak istemem. Ancak gerekçe; kartelleşme, fahiş fiyat değil.                                                                     

Ortak Gelişim Kongresinden konu ile ilgili bir görüşü daha paylaşmak istiyorum.                                                                                                                                                                 

 ‘Gıda perakende sektörüne yönelik Rekabet Hukukuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Torlak, zincir marketlerin mevcut pazar payları ve pandemi ortamında girdi maliyetleri kaynaklı fiyat artışlarının olduğu bu durumda, uyumlu bir eylemin söz konusu olamayacağını düşündüğünü ifade etti. Türkiye’de yaş meyve sebze fiyatlarındaki artıştan sorumlu tutulan zincir marketlerin toplam sebze meyve satışının sadece yüzde 15’ini yaptığına dikkat çeken Torlak paneldeki konuşmasında şu konulara değindi: “ Gıda enflasyonunun öne çıkarılan öğesi yaş meyve sebzenin yüzde 85’i bu zincir marketlerin dışında satılıyor. Dolayısıyla sebze - meyvedeki fiyat artışını organize perakendecilerin yaptığını söylemek haksızlık olur. Biz pek çok ürünün ambalajını ve hammaddesini ithal ediyoruz. Bu nedenle kurdaki artış ve girdi maliyetlerindeki artış ürünlere zam olarak yansıyor. ÜFE-TÜFE arasında 2 kat fark var. Bu fark bir yerlerde absorve ediliyor demektir. Tarım Kredi Kooperatifleri 1000 civarında market açacağını açıkladı. Ben bu kararın ardından küçük esnafın ve temsilcilerinin ‘Biz zaten rekabeti bozan şeylerle uğraşıyoruz. Siz kamu olarak bu mağazaları açarak haksız rekabet yaratmıyor musunuz?’ diye bir çıkış yapmasını beklerdim. Ama kimseden böyle bir tepki gelmedi.”  Kaynak: 20.10.2021 perakende.org                                                                                                         

 Perakende sektöründeki tüm paydaşların seslerini ve sorunlarını duyurabilecekleri dernekleri, federasyonları var. Bu oldukça önemli! Ancak bağlayıcı kararlar alan ve sektörle ilgili kapsamlı  çalışma ve araştırmalar yapan Rekabet Kurumu’nun raporundan bir bölümü aktarmak istiyorum:                                                                    

(71) Bu bilgilere ilaveten sektörde faaliyet gösteren perakendecilere HTM perakendeciliği pazarının geleceğine ilişkin görüşleri de sorulmuş olup, görüş bildiren 19 teşebbüsten 17’si ilgili pazarda yoğunlaşmanın artacağını ,ise azalacağını belirtmiştir. Tarafından, ilgili pazarın mevcut dengesini korumaya devam edeceği ifade edilmiştir. Yoğunlaşmanın artmasını bekleyen teşebbüsler bu görüşlerine gerekçe olarak;

  • Artan maliyetlerin sektörde faaliyet göstermeyi zorlaştırdığı, dolaysıyla düşük maliyetli operasyon yürütme kabiliyetini kazanamayan, katma değeri yüksek ürünler veya hizmetler sunamayan teşebbüslerin büyük ölçekli firmalar tarafından devralınabileceği,
  • Hâlihazırda bazı uluslararası firmaların iflas ettiği, el değiştirdiği ya da Türkiye pazarından çekildiği,
  • İndirim marketlerinden ve ihtisas mağazalarından kaynaklanan rekabet baskısının kısa vadede bölgesel/yerel perakendecilere, uzun vadede ise sektörün tamamına etki edeceği,
  • İndirim marketlerinin büyüme eğilimine paralel olarak, yoğunlaşmanın bu teşebbüsler lehine artacağı,
  • E – ticaretin gelişmesi ile birlikte alternatif satış kanalların gelişmesinin, HTM perakendeciliğini çok kanallı bir yapıya dönüştürdüğü, geleneksel kanalın hantallaştığı ve küçülme eğiliminde olduğu, dolaysıyla yakın gelecekte teknolojiyi etkin kullanabilen güçlü perakendecilerin ayakta kalabileceği hususlarına yer verilmiştir.

Kaynak: Rekabet Kurumu, Türkiye HTM Perakendeciliği Sektör İncelemesi Ön Raporu, Şubat 2021 s,32 - 33

Aklıma bir soru geldi. Büyük zincir marketler pazarda faaliyet gösteren büyük bir oyuncuyu daha devralmak isterse Rekabet Kurumu’nun kararı ne olur? Yeni kararı ne olur bilemem? Ancak bu husus ile ilgili bulduğum bir maddeyi de alıntılamak istiyorum.                                                                   

 (72) Pazarda yoğunlaşmanın azalabileceğini ifade eden, artan rekabet ile başa çıkmakta zorlanan  küçük ölçekli teşebbüslerin daha büyük teşebbüsler tarafından devralınması eğiliminin, ilk bakışta yoğunlaşma oranını arttıracağı düşünülse de e – ticaret kanalları ve ihtisas mağazalarının, organize HTM perakendecisi teşebbüsleri artan bir rekabet ile karşı karşıya getirdiği, diğer taraftan HTM perakendeciliğinin, giriş engelleri yüksek olmayan bir pazar olduğu ve özellikle yerel düzeyde yeni girişlerin olabileceği, tüketicinin beslenme konularında hassaslaşması ve bilinçlenmesi ile üreticiden ürün satın alabileceği internet sitelerinin de çoğalabileceği ifade edilmiştir.                                         

Kaynak: Rekabet Kurumu, Türkiye HTM Perakendeciliği Sektör İncelemesi Ön Raporu, Şubat 2021 s,33

Ayrıca bölgesel zincir tanımına da dikkat çekmek istiyorum. Bu çok doğru bulduğum ve kullanılan bir tanım. Çünkü bazı çalışmalar; ya yerel zincir diyor ya da ulusal. Oysa çok önemli bölgesel zincirler var. Bu arada gündeme yeni düşen bir Rekabet Kurumu kararı daha var. Rekabet Kurumu, tedarikçinin markete özel marka üretim yapması için o üründe pazar payının yüzde 40’ı aşmaması kuralını yüzde 30’a indirdi. Düzenlemeye göre bu payın yüzde 30’u aşması durumunda sadece o marketle anlaşma yapılamayacak.  Kaynak: Haber Global’ den özetle. 05.11.2021

Ayrıca aynı haberde bu oranın Avrupa Birliği’nde de yüzde 30 olarak uygulandığı belirtiliyor.                                                                                                  

Önümüzdeki günlerde bu konular sektörün gündeminde olacak gibi görünüyor. Perakende sektörü göz ardı edilemeyecek kadar büyük ve o oranda da bir istihdamı da barındırıyor. Gene değinmeden edemeyeceğim; her kesimi kapsayacak düzenlemelerin gerekliliğine ve önemine!                                                           

Bu vesile ile verimli satışlar dilerim…